Loading Content . . .

Zamanımızın çoğunu geçirdiğimiz online aktiviteler çoğunlukla hassas bilgilerimizi meraklı gözlerin istenmeyen dikkatlerine maruz bırakıyor. İnternete bağlandığımız her saniye verilerimiz birçok farklı kaynak tarafından yetkimiz dahilinde yada dışında toplanıyor. Üstelik kullandığımız yazılımlar ve bilgisayarlardaki güvenlik açıkları bu kişisel gizlilik ihlallerini daha da büyük noktalara taşıyor.
Tüm bu bilgiler bir bulmacanın parçaları gibi birleştirildiğinde kişisel bilgi gizliliğimizin ihlal edilmemesinin pek mümkün olmadığını anlıyoruz. Üstelik çevrimiçi gizlilik ihlalleri yalnızca hackerlar ve siber suçlular tarafından kullanılmıyor. Edward Snowden’ın dünyaya gösterdiği gibi devletlerde kullanıcıların kişisel verilerinin büyük bir taliplisi, üstelik snowden olayını dikkatlice incelediğimizde sıradan kullanıcılar olarak çevrimci gizlilik konusunun sadece görünen yüzüyle haşır neşir olduğumuzu farketmeniz çok uzun sürmeyecek.
Artık birçok yeni araç ve yazılım en hassas kişisel bilgilerimizi koruyarak internette rahatça dolaşabileceğimizi yada en azından gizliliğimizi korumak için güvenliğimizi sağlamayı vaat ediyor. Asıl sormamız gereken soru şu gerçekten kişisel bilgilerimizi koruyabiliyorlar mı? Eğer bunu gerçekten yapıyorlarsa sizce ne derecede yapıyorlar?
Anti-Virüs Programları
Çevrimiçi olarak birçok anti-virüs programı bulunmaktadır üstelik içlerinde satın alınması gerekmeyen ücretsiz kullanıma sunulanlarıda mevcut. Ücretsiz ve açık kaynaklı bir yazılım fikri bu sorunlara temel olarak çözüm gibi gözükse de dünyadaki en çok yüklü ücretsiz anti-virüs olan Avast’ı yakından takip eden son güvenlik sorunları, tüm dünyaya yetenekli birisi tarafından açılamayacak hiçbir kapının olmadığını gösterdi.
Özel / Gizli Mod
Pek çok tarayıcı, özel pencere olarak da bilinen “Gizli mod” olarak bir özelliği kullanıcılarına sunar. Bu “gizlilik modu”, eksiksiz olması uğruna söz etmeye değer olsa da, çevrimiçi güvenlikle hiçbir ilgisi yoktur. Tarayıcınızın gizli modunda sörf yapmak sadece tarama geçmişinizi ve önbelleğinizi, bilgisayarınıza erişimi olan kişilerden gizler.
Çerezler saklanmaz, arama çubuklarına yazılan metin otomatik doldurma alanlarına kaydedilmez, şifreler kaydedilmez ve ziyaret ettiğiniz sayfalar kaydedilmez ancak herhangi bir web sitesinin veya internet servis sağlayıcısının verilerinizi izlemesini engellemez.
Şifreleme Çözüm Olabilir Mi ?
Birçok siber güvenlik uzmanının öne sürdüğü potansiyel çözüm, verileri şifreleme ile korumaktır. WhatsApp, Facebook Messenger ve Apple’ın iMessage servisi gibi en yaygın anlık mesajlaşma servislerini korumak için uçtan uca şifreleme yöntemi kullanmaktalar. Birçok ciddi çevrimiçi tehdit, verilerimizi ve gizliliğimizi de tehlikeye atabilir. Yeni teknolojiler bize dış saldırılara ve meraklı gözlere karşı belirli bir güvenlik derecesine sahip olabilse de, bilgisayar korsanları veya hakkımızda illegal yollardan bilgi toplamak isteyen kişiler çevrimiçi gizliliğimizi hep ihlal etmeye çalışıyor olacaklar. İnternet ve teknolojinin bu denli önemli olduğu günümüzde bir şey kesin olarak söylenebilir: Koruduğumuz bir şeye sahip olduğumuz sürece, ne olursa olsun, onu elde etmeye çalışan birisi olacaktır.

 

Code Academy

Kodlamayı öğrenmek için en popüler ve ücretsiz internet sitelerinin başında CodeAcademy gelir. 24 milyondan fazla kişi bu eğitim şirketinin ilgi çekici öğrenim taktikleri sayesinde nasıl kod yazması gerektiğini öğrendi. CodeAcademy HTML, CSS, JavaScript, jQuery, PHP, Python ve Ruby dillerine dair birçok güzel ve faydalı ders alabilirsiniz.

Coursera

2012′de kurulan Coursera , 119 kurumdan 1.000′den fazla kurs sunan büyük kar amacı gütmeyen bir eğitim teknolojisi şirketi haline geldi. Bir sertifika almak için belirli programlar için ödeme yaparken de, Washington Üniversitesi, Stanford, Toronto Üniversitesi ve Vanderbilt gibi üniversitelerdeki çeşitli uzmanlık alanlarında ücretsiz tanıtım programlama kursları bulunmaktadır.

edX
EdX , kâr amacı gütmeyen, açık kaynaklı bir başka çevrimiçi öğrenme platformudur. 2012′de Harvard Üniversitesi ve MIT tarafından kuruldu; bu nedenle en ileri teknolojileri ve teorileri öğreneceğinizi biliyorsunuz. EdX bugün, 60 okuldan oluşmaktadır. Muhtemelen Harvard Üniversitesi’nden Bilgisayar Bilimlerine Giriş’e yanlışlıkla gidebilirsiniz.

Udemy

2010 yılında kurulan Udemy , iş becerilerini geliştirmek veya öğrenmek için kullanılabilecek çevrimiçi bir öğrenme platformudur. Ödeyeceğiniz kurslar varken, Girişimciler İçin Programlama – HTML & CSS veya Python Programlamaya Giriş gibi video dersleri aracılığıyla öğretilen ücretsiz programlama kursları var .

aGupieWare

AGupieWare , ABD’deki önde gelen kurumların bilgisayar bilimleri programlarını araştıran bağımsız bir uygulama geliştiricisidir. Daha sonra Stanford, MIT, Carnegie Mellon, Berkeley ve Columbia tarafından sunulan ücretsiz kurslara dayalı benzer bir müfredat hazırlamıştır. Program daha sonra üç ders, yedi çekirdek dersi ve beş seçmeli olmak üzere toplam 15 kursa ayrıldı.

GitHub
GitHub . Popüler web tabanlı Git depo barındırma hizmetinde, 80′den fazla farklı programlama dilini kapsayan 500′den fazla ücretsiz programlama kitabı bulabilirsiniz; bu, ortak çalışanlar tarafından sıklıkla güncellenir.

Hack.pledge ()

Bu, BitTorrent’in mucidi Bram Cohen gibi bazı yüksek profilli geliştiricileri içeren geliştiriciler topluluğudur . Orada, dünyanın önde gelen geliştiricilerinden bazılarını öğrenerek programlama becerilerini mükemmelleştirebilirsiniz.

Code Avengers

Yeni Zelanda’ya dayanan Kod Avengers , JavaScript, HTML ve CSS kullanarak oyunları, uygulamaları ve web sitelerini nasıl kodlayacağınızı öğreten eğlenceli ve interaktif programlama kursları sunar. Her dersin tamamlanması yalnızca 12 saat alır ve İngilizce, Rusça, Hollandaca, İspanyolca, İtalyanca, Türkçe ve Portekizce olarak mevcuttur.

Khan Academy

2006 yılında eğitimci Salman Khan tarafından kurulan Han Academy , orijinal ücretsiz çevrimiçi öğrenme kurumlarından biridir. Adım adım video eğitimleriyle, JavaScript ve ProcessingJS kullanarak çizimleri, animasyonları ve oyunları nasıl programlayacağınızı veya HTML ve CSS ile web sayfalarının nasıl oluşturulacağını öğrenebilirsiniz.

Free Food Camp

Burada , profesyoneller ve öğrencilerden oluşan bir topluluğa ağ kurarak ve katılarak HTML5, CSS3, JavaScript, Veritabanları, DevTools, Node.js, Angular.js ve Çevik’i öğreneceksiniz. Kodlama becerilerinizde birlikte çalışacaksınız, böylece ücretsiz uygulamalar oluşturabilirsiniz. İşte yakalamaktır: Bu becerileri öğreniyorsunuz ve gerçek dünya sorunlarını çözmeye yardımcı olacak yardımlar oluşturuyorsunuz. Kod kar amacı gütmeyenler için kullanılabilir.

 

Bu hafta sonu için güzel bir blog yazısı yazma konusunda ekipçe hem fikir olduğumuz tek bir konu vardı o da Boston Dynamics’in yeni yayınladığı ve bir diğer versiyona oranla çok daha gelişmiş özellikler içeren Atlas isimli robotunun yeni videosu. Eminiz ki herkes videoyu ilk izlediğinde “oha oha nasıl takla attı gördünüz mü?” gibi şaşkınlık tepkilerini bolca vermiştir.

Çoğu insan ters takla atamazken bunu bir robotun yapabilmesi gerçekten çok şaşırtıcı ve büyüleyici. Biraz ürkütücü bir benzetme olabilir fakat biz Boston Dynamics’i yaptığı başarılı işlerden dolayı Hollywood yansıması olan ve Terminator filmindeki Skynet’in yaratıcısı Cyberdyne Systems’e çok benzetiyoruz. Gerçekten böylesine büyüleyici projeler gerçekleştirmek arka planda büyük bir özveri, vizyon ve çalışma gerektiriyor. Hepimiz bilmeliyiz ki artık insanlık olarak geri dönüşü olmayan bir yoldayız, izlediğimiz o bilim kurgu filmlerinin gerçek olmasına sadece çok az kaldı ve bir süre sonra etrafta durmadan sağa sola koşuşturan şeyler sadece biz canlılar olmayacağız. Biz, yüksek teknoloji devrinin yükselişine şahit olacak ilk nesiliz ve bizden sonraki nesiller ise çok daha sofistike ve büyüleyici gelişmelere tanık olacaklar.

Şimdi çoğu insanın bilinçaltında yatan, robotlar insanlığı yok edecek gibi karamsar ifadelerden uzaklaşıp biraz bardağın dolu tarafına odaklanmak daha doğru olur diye düşünüyoruz. Bu videoyu izleyen her insan, ister istemez bir tedirginliğe kapılıyor üstelik basına lanse edilen özelliklerdeki prototiplerin çok daha gelişmiş bir versiyonunun arka planda olduğu mutlak fakat biraz iyimser düşünmeli ve gelecek adına neler yapabileceğimiz konusunda kafa yormalıyız. Son yayınlanan görüntülerde ATLAS görüntü itibari ile şuan için oldukça ürkütücü görünüyor olabilir fakat bu görüntüsünün insanların fiziksel hassaslıktan dolayı çaresiz kaldığı durumlarda sağlayacağı yarar dikkate alındığında pekte önemli bir faktör olmadığını anlamak hiç zor değil. Asıl korkmamız gereken kendimiziz çünkü o robotlar bizim kontrolümüzde olacak ve kullanım amaçlarını ve sınırlarını bizler belirleyeceğiz. Merdivenleri çıkamayan asimodan ters taklalar atan ATLAS’a uzanan süreçte teknoloji adına ne yaptığımızı ve ne yapabileceğimizi kendimize sormalıyız.

Google’ın satın alıp bir süre elinde bulundurduktan sonra SoftBank’a sattığı Boston Dynamics’in robot bilimi birikiminin Google’ın yapay zeka teknolojisi ile birleştirildiğinde ortaya neler çıkartacağını düşünmek bile heyecan verici. Hatta Google’ın Boston Dynamics’i satın alıp bir süre elinde bulundurmasını Boston Dynamics’in bilgi birikiminden yararlanmak için bu satın almayı gerçekleştirdiği tezini bile ortaya atabiliriz.

Son olarak

Robot teknolojisi yıllarca hollywood sayesinde insanlığa kötü olarak lanse edildi ve bu yüzden oldukça tedirgin karşılanıyor ama unutmamalıyız ki bu robotları geliştiren kişiler harcadıkları zaman, bilgi ve parayı insanlığa daha yararlı olabilmek ve çok daha güzel bir dünya yaratabilmek adına yapıyorlar.

Robotların insanlığın geleceği için tehlike oluşturduğunu düşünüyor musunuz?
Bize twitter’dan yazın.

Mutlu bir geliştirici çoğunlukla üretken bir geliştiricidir ve geliştiricileri mutlu etmek yazılım üreten şirketler için en önemli önceliktir. Peki siz bir yazılım geliştiricisi olarak mutlu musunuz?

Yazılım Geliştiricilerinin Mutluluğu Üzerine yapılan yeni bir araştırma ile araştırmacılar, geliştiricileri nasıl mutlu edeceklerini ve işyerindeki “mutsuzluk” larının temel nedenlerini görmek istediler. 88 ülkede 2,220 geliştiricinin katıldığı bir araştırma yapıldı. Araştırmaya katılan geliştiricilerin çoğunluğu erkek ve ortalama 8.2 yıllık iş deneyimine sahipler ayrıca 1984′te doğan insanlar ve % 75′i profesyonel yazılım geliştiriciler ve sadece %8 lik bir bölümünün CEO, CTO ve diğer C seviyeli pozisyonlar gibi çalıştığı şirketin yönetiminde görev almakta. Ana konusu yazılım geliştiricilerin mutluluğu olan bu araştırma sonucunda uzmanlar birçok nedene ulaştılar. ( Yaklaşık 219 tane)
Araştırmacılar bu nedenleri iki ana kategoriye ayırmayı başardı.

 

Geliştiricinin kendi varlığı (yani, iç nedenler)

- Kişisel duruma odaklanma ve geliştiricilerin davranışlarından kaynaklanan eylemlere odaklanma

Harici nedenler

Geliştiricilerin kontrolünü elinde tuttuğu bir şeyden nasıl etkilendikleri

Yine de, bu 2 ana kategori mutsuzluğun kesin nedenlerini anlayamayacak kadar geniş ve bu nedenle araştırmacılar mutsuzluğa neden olan mutsuzluğun ilk 10 nedenini sıraladı

Bu grafikten anlaşılacağı üzere, geliştiricileri mutsuz yapan ilk 10 nedenin 7′sinin harici olduğunu bize göstermektedir. Ve mutsuzluğun başlıca nedenleri arasında sık karşılaştığımız son teslim tarihi, kötü kod kalitesi (ekibin diğer üyeleri tarafından yazılan kod), iş arkadaşlarımızın performansının düşük olması, tekrar eden görevler gibi sık sık karşılaştığımız sorunları görüyoruz.

Peki mutsuzlukla nasıl baş edebiliriz?

Hiç kuşkusuz, geliştiricilerin mutsuzluğu dikkatle ele alınması gereken önemli bir konudur. Bununla birlikte, bu araştırmada ayrıntılandırılan nedenler biraz geniş görünebilir ve her bir geliştiricinin karşılaştığı farklı olaylara diğer geliştiricilerden ayrı bir yaklaşımı vardır. Geliştiricilerin mutluluğu birçok iç ve dış faktörün bir araya gelmesinden doğan ortak birşeydir. Yönetim yapısı ve anlayışınında bu mutlulukta büyük oranda katkısı olduğu gibi bireysel olarak yaptığımız her hareketin diğer takım arkadaşlarımızın performansına etki edeceğini unutmamak gerekir.

Son olarak

Siz bir yazılım geliştiricisi olarak mutlu hissediyor musunuz?

 

Çevrimiçi öğrenme son birkaç yıldır dijital ortamda oldukça önemli bir yer edindi. Etkileşimli kurslar, çevrimiçi ders kitapları ve tabiki en eğlencelisi oyunlar…
Bir oyun tek başına muhtemelen kodlama hakkında bilmeniz gereken herşeyi size öğretemez fakat kod yazmanın temel becerilerinin alışkanlık haline dönüştürmenizi sağlayabilir. İşte bu yüzden bu blog yazımızda sizlere kod yazma becerilerinizi daha da geliştirmeniz için faydalı ve bir o kadar da eğlenceli oyunlardan bahsetmek istiyoruz.

CodeMonkey

CodeMonkey , HTML5′te kendi oyunlarınızı oluşturmayı öğretmek için, gerçek bir programlama dili olan CoffeeScript kullanarak kodlama yapmayı öğretir. Çocuklara yöneliktir, ancak yetişkinler için de eğlencelidir.

CodinGame

CodinGame , JavaScript, Ruby ve PHP de dahil olmak üzere 25′in üzerinde programlama dilini destekliyor. CodinGame ile ilgili en iyi şeylerden biri ise arkadaşlarınız ile birlikte oynayabileceğiniz gibi, uluslararası kodlama yarışmalarına da katılabilmeniz.

CSS Diner

CSS Diner CSS öğrenmek için basit ama eğlenceli bir yoldur. CSS selectorlerinin nasıl çalıştığının temellerini öğretecek 32 seviye vardır ve her seviye giderek daha karmaşık hale gelir ve önceki derslerde öğrendiklerinize dayanarak artan bir zorluk seviyesinde level atlarsınız.

CodeCombat

CodeCombat’ın genel hedef kitlesi öğretmenler ve öğrencilerdir ancak herkes oynayabilir. Python, JavaScript, CoffeeScript dillerini öğrenebilirsiniz. Giriş seviyesinden itibaren oyun boyunca öğreticiye göre bazı temel komutları kullanarak kahramanınızı oyun boyunca hareket ettirdiğiniz bir konsept üzerinden oynanır.

Unrusted

Untrusted , problemleri çözmek için JavaScript becerilerini test eden bir meta-JavaScript macera oyunudur. Eval’ı bir makine sürekliliği aracılığıyla yönlendirmek için JavaScript’i kullanıyorsunuz ve gerçekliklerini düzeyler arasında ilerlemek için değiştiriyorsunuz. Daha karmaşık JavaScript becerileri uygulama konusunda mükemmel bir oyun.

VIM Adventures
Vim, programcılar tarafından kullanılan çok yapılandırılabilir bir metin editörüdür. Zelda benzeri bir macera oyunudur ve Vim’in nasıl kullanılacağını öğrenmek istiyorsanız pratik için güzel bir tercih olacaktır.

Tüm bu oyunlar, kod yazma becerilerinizi daha fazla geliştirmeye yönelik oyunlardır ve sadece bu oyunlar ile kod yazım mantığını hızlı bir şekilde pekiştirebilirsiniz.

Geliştiricilerin IOT projelerinde kodlarken karşılaştıkları ilk karar sorunlarından biri de hangi dili kullanmaları gerektiğidir.
IoT, özel sözdizimi veya matematiksel mantık yoluna fazla ihtiyaç duymadığından, tabiki seçenekler tüm programlama dili evrenini kapsar. Çoğunlukla karar geleneksel uygulama gelişimini yönlendiren faktörlere bağlı olacaktır. Uygulama ne yapacak, çevresi ile nasıl etkileşime geçecek ve belirli bir dildeki geliştirme ekibi ne kadar tecrübeli?
Bugün bu yazımızda IOT projelerinizde kullanabileceğiniz en iyi kodlama dillerini sıraladık. Projelerinize yön verirken bu listemizin size karar verme noktasında başarılı olacağından eminiz.
C
Dünyanın en eski ve en yaygın kullanılan dillerinden C , başlangıçta 1970′lerde Unix sistem yazılımı yazmak için geliştirildi . Yapılandırılmış, işlemsel bir dil olan IoT’de yaşayan insanlar da dahil olmak üzere çok çeşitli uygulamalar için etkili olduğu kanıtlanmıştır. Avantajları, çoklu mantıksal ve matematiksel operatörlerin bulunabilirliği ve ayrıca tek bir bildirime birden fazla atama yapma kabiliyetini içerir. Bu, platformdan bağımsız daha güvenilir ve ölçeklenebilir kod sağlar; birden çok ayarla tekrar tekrar kullanılabilir.

C ++
C ++ , C’nin nesne tabanlı programlamanın (OOP) uzantısıdır; bu, uygulamanın ihtiyaçlarına bağlı olarak C tarzı veya OOP tarzı bir dil olarak kullanılabilir demektir. C’den daha üst düzey bir beceri gerektirir ve birincil olarak sistemler ve uygulama yazılımı, ayrıca sürücüleri, istemci-sunucu fonksiyonları ve gömülü yazılımlar için kullanılır – Kısaca, bir IoT ekosisteminin önemli veri noktaları. C ++ , dağıtılmış altyapı ortamları için son derece verimli ve esnek bir çözüm haline getiren önceden tanımlanmış veri türleri sınıflarını birden fazla kez kullanmaktadır.
Java
Web hizmetleri geliştirme ortamı. Java’nın IoT’ye sağladığı en büyük avantaj, API ile çalışan standart güncellemeleri ve yüksek düzeyde şifreleme içeren güvenlik özellikleri oldukça cezbedici. Bu, donanım bağımlı çözümlerden daha yüksek seviyede taşınabilirlik sağlarken, Java koduna fazladan esneklik kazandırır.
JavaScript (JS)
Adından da anlaşılacağı üzere JavaScript , öncelikle menüler, hareketli resimler, slayt gösterileri ve benzeri özelliklerle HTML sayfalarını geliştirmek için kullanılan bir betik dili . Yorumlanmış bir dil olarak, IoT’de değer biçilmesi muhtemel daha dinamik ve etkileşimli bir kullanıcı deneyimi sağlar. Bağımsız işlevler için kendi komut dosyası öğesini de kullanabilir, ancak JavaScript normalde HTML kodunun içine gömülüdür. Bu nedenle, genellikle, web tabanlı etkileşim biçimini içeren IoT uygulamalarında kullanılır.
Python
Python , çoğunlukla arama, video akışı gibi daha üst düzey uygulamalar için kullanılan çok paradigmal, genel amaçlı, yorumlanmış bir dil olarak düşünülebilir . Çeşitli programlama stilleri sunar ve kolay kodlama ve hızlı geliştirme için neredeyse konuşma benzeri bir syntax içerir.
PHP
PHP dinamik, etkileşimli HTML işlevlerini destekleyen başka bir komut dosyası dili. Deneyimli kodlayıcılar için pek çok gelişmiş özelliği olduğu için kolay bir öğrenilebilir bir dildir. Her şeyi. PHP temel olarak sunucu-taraflı programlamaya odaklanmıştır, bu nedenle CGI uygulamalarının yaptığı her şeyi, örneğin formdan veri toplama, devingen sayfa içeriği oluşturma, ya da çerez alıp gönderme gibi işlemleri yapabilirsiniz. Ancak PHP bunlardan çok daha fazlasını yapabilecek yetenektedir.
Ruby
Nesne programlamaya yönelik açık kaynak bir dildir; ancak prosedürel ve işlevsel projelere de uygulanabilir. Ruby gün geçtikçe gelişmiş simülasyon ortamlarında, robotiklerde ve diğer karmaşık ortamlarda popülerlik kazanıyor. Ruby, Windows, Linux, Mac işletim sistemlerinde çalışabilir ve kodlama, hata ayıklama işlevini kolaylaştıran sayısız entegre geliştirme ortamları (IDE’ler) tarafından desteklenir.
Swift
Swift’in geliştiricileri, yaratılışının arkasındaki temel itici güçlerden birinin güvenlik olduğunu söylüyor. Buna ek olarak, Swift hızlı geliştirme ve daha belirgin bir syntax üzerine tasarlandığından, yalnızca hızlı sonuçlar arayan teknik olmayan programcılar için bile rahatlıkla kullanılabilecek bir dildir.
Rust
Rust açık kaynak kodlu, çoklu paradigmalı, Mozilla tarafından geliştirilmekte olan programlama dili. … Rust dili, Mozilla çalışanı Graydon Hoare’ın kişisel bir çalışması olarak başlarken, Mozilla bu projeye 2009 yılında sponsor olmuştur 15 Mayıs 2015 tarihinde ilk stabil sürümü 1.0 yayınlanmıştır.
Go
Go programlama dili Google tarafından kendi sorunlarını çözmek için başlatılmıştır. Bu nedenle Go’ya eklenen ya da eklenmeyen tüm özellikler tamamen yılların “büyük projelerdeki yazılım tecrübeleri” ile belirlenmiş ve alınmış kararlardır. Go tamamen açık kaynaklı bir dildir. Yani Go kaynak kodunu satır satır inceleyebilirsiniz. Ve Google içerisinde Go’yu geliştirmekle sorumlu ekip bu dile kendileri katkı yaptığı gibi piyasada bu teknoloji kullanan bazı teknoloji devlerinin de dil hakkındaki görüş ve önerileri doğrultusunda çeşitli ek yetenekler üzerinde çalışmaya devam ediyorlar.

İnsanlar, mobil uygulamalar sayesinde kullandıkları akıllı cihazlarda her geçen gün daha fazla vakit harcıyor. Eğer bir geliştirici olarak mobil uygulama yaratmak istiyorsanız yüksek işlevsellik ve uyumluluk özelliklerine sahip birşey yaratmanız gerekir.

Bu makalede, mobil uygulama yaparken kullanabileceğiniz programlama dillerine değineceğiz. C++’ı C#’tan, Java’yı JavaScript’ten ayırt etmenize ve Swift ve Rust gibi heyecan verici programlama dillerini keşfetmenize yardımcı olmak istiyoruz.

Python
Python, en popüler mobil uygulama geliştirme dilidir. Bununla birlikte, kullanımı mobil uygulamalarla da sınırlı değildir. Aynı zamanda web geliştirme aşamasındada oldukça sık kullanılır ve popülerdir.

Python’un dünyadaki okulların ders programlarında yaygın olarak öğretilmesinin nedenlerinden biri de budur. Bir dil olarak çok geniş bir uygulama alanına sahiptir ve platformlar arasında kolaylıkla aktarılabilen öğrenme becerilerini kazanmanızı sağlar.

Öğrenciler için harika bir dildir ve program geliştirme karmaşıklıklarını anlamak için bir kullanabileceğiniz bir araçtır. Python, android ve iOS yazılımı arasında ayrım yapmaz ve kolayca mobil uygulamalar oluşturmak için kullanılabilir.

Spotify ve Instagram Python ile yaratılan devasa iki büyük uygulama örneğidir.

Corona
Yalnızca Android mobil uygulamaları oluşturmak isterseniz, Corona sizin için basit ve öğrenmesi kolay bir programlama dili alternatifi olabilir. Genellikle android oyunlar için kullanılan bir dil olarak bilinir ancak kullanımı sadece bu ile sınırlı değildir.

Ruby
Basit olması ve kolay anlaşılabilir olması Ruby’i en basit ve hızlı büyüyen programlama dillerinden biri olarak göstermemizde en temel yapı taşı kabul edilebilir. Programlamaya aşina olan herkes için öğrenmek veya benimsemek son derece kolaydır ve hızlı mobil uygulamalar oluşturmak mümkündür. Ruby ayrıca, yeni başlayanlar için Android, Windows, iOS veya OS X’te uygulamalar oluşturmayı öğrenmek için mükemmel bir destek ağı sunmaktadır.

PHP
Wikipedia ve Facebook gibi en büyük web sitelerinin bazıları PHP ile kodlanmıştır. İçerik açısından ağır e-ticaret uygulamaları ve uygulamaları oluşturmak için harika bir dildir. Ayrıca öğrenmesi kolaydır, pürüzsüz entegrasyonla son derece uyumludur.
Eğer PHP öğrenirseniz dinamik web siteleri ve uygulamaları geliştirebilir ve becerilerinizi geliştiricilerin büyük bir çoğunluğu tarafından desteklenen bir dilde aktarabilirsiniz.

Swift
Swift, mobil alanındaki muhtemel oyun değiştirici kategorisine yerleştirilebilen bir programlama dilidir. Bir Apple yaratımı olan Swift, esas olarak iOS ve OS X için üretilen bir programlama dilidir. Yalnızca mobil uygulama geliştirme konusunda uzmanlaşmak isteyenler için mükemmel bir seçenektir.

QML
Qt Meta / Modelleme Dili olarak bilinen QML, platformlar arası geliştirme yeteneğine sahip bir programlama dilidir. V-Play çerçeveleri sıklıkla QML’yi JavaScript ile birlikte kullanır ve oyun uygulamaları yazarken harika bir dil haline getirir. Yetenekli geliştiriciler için mükemmel bir dildir.
Peki mobil uygulama geliştiricileri neden QML’yi seçsin ki?
Hareketli animasyon, dokunmatik girdi ve kullanıcıların yüksek katılımını gerektiren mobil uygulamalar için mükemmel bir seçenektir. QML’nin yapı taşları, karmaşık bileşenleri oluşturmak için dilin birleştirilmesine izin verir ve gerçekten iyi tasarlanmış gelişmiş uygulamalar sunmayı mümkün kılar.

Java
Mucidin içtiği Javanese Coffee (Cava Kahvesi) olarak adlandırılan Java, en popüler mobil uygulama programlama dili olan Python ile paralellik sergiliyor.

Android işletim yazılımı Java kullanılarak kodlanmıştır. Bu, bu dili öğrenen geliştiricilerin android mobil uygulamaları oluşturulurken diğerlerine karşı rekabet avantajı sağlaması kaçınılmaz. Java dili Android oyun uygulamaları ile eş anlamlı hale geldi ve bu öngörüde gelişmenin gelişmeye devam etmesi muhtemel.

JavaScript
JavaScript, hızları ve verimliliği nedeniyle geliştiriciler arasında son derece popüler bir dildir. Ne yazık ki, bu popülerlik henüz mobil uygulamalara da sıçramadı. Uygulamalar için bir JavaScript Framework’ü kullanmanın temel avantajı, farklı platformlarında aynı anda serbest bırakılabilmesidir. Muhtemelen yeni başlayanlar için en iyi dildir ve çok hızlı bir şekilde öğrenilebilir.

C++
C ++ dilinin en büyük avantajlarından biri, çeşitli platformlardaki hata ayıklama kapasitesidir. Bu, derinlik, esneklik ve verimlilik ile geniş bir uygulama yelpazesi yaratmak için onu uçtan uca komuta eden bir dil haline dönüştürür.

C#
Öncelikle, bu dilin “C Sharp” olarak bilinmekte olduğu açıkça belirtilmelidir. Dünyayı sarsan hashtag trendiyle kesinlikle karıştırılmamalıdır (Bunu karıştıran varsa lütfen bu yazıyı okumayı burada bıraksın lütfen!  :) ). C# dili hemen hemen her şeyin hız ve verimlilikle yaratılabileceği şekilde oluşturulmuştur. Ölçeklenebilir web siteleri, geleneksel uygulamalar ve sofistike oyun uygulamalarını C# ile yaratmak oldukça mümkündür.

BuildFire.js
BuildFire.js muhtemelen daha az bilinen programlama dillerinden biridir. Dil BuildFire arka ucunu bir temel olarak kullandığından mobil hızla mobil uygulamalar oluşturma yeteneğine sahiptir.

HTML5
HTML5, web sayfalarının oluşturulması için HTML dili beşinci baskısıdır. SQL’e benzer şekilde, mobil uygulama geliştirme dili dışında bir şey değildir. Bunun yerine, özellikle JavaScript ile eş zamanlı olarak, mobil uygulamaların oluşturulmasında tamamlayıcı bir dil olarak çalışır. HTML5, pürüzsüz senkronizasyonundan ötürü cihazlar arasında büyük bir kullanıma sahiptir. Öğrenmesi kolaydır ve mobil uygulamalar için mükemmel koşullar sağlar.

Perl
Perl, karmaşık uygulamalar için en üst düzeyde, enerjik programlama dili oluşturmak için Perl 5 ve Perl 6′nın birleşimini kullanan melez bir programlama dilidir. Bu sofistike özelliği sayesimde , dili bilenlerin büyük talep görmesi ve rekabette öne çıkması muhtemeldir. Perl dili inanılmaz derecede hızlı, verimlidir ve kendini rakipleri karşısında ön plana çıkartmak isteyen programcılar için güzel ve eğlenceli bir seçenektir.

Bu yazımızda mobil uygulama geliştirme noktasında en çok bilinenden en az bilinene kadar, belki de daha önce hiç duymadığınız programlama dillerine yer vermeye çalıştık. Umuyoruz ki bu yazımız sizin mobil uygulama geliştirici olmanız yönünde hangi programlama dilinden başlamanız gerektiği konusunda yönlendirici ve ilham kaynağı olabilmiştir. Eğer hali hazırda zaten bir geliştiriciyseniz, önümüzdeki birkaç yıl içinde mobil uygulama alanında hangi dillerin hâkim olacağını düşünüyorsunuz?

Yapay Zeka (AI), günümüzde giderek daha çok ilgi gören bir konu. Ancak bu gerçeğe rağmen, yanlış anlaşılmalar, medya manipülasyonu ve dedikodular ile birlikte, insanlar arasında hiç bitecek gibi durmayan hararetli bir yapay zeka tartışması halen devam ediyor.

Bazı kesimlerde yapay zeka yenilikleri olumsuz bir çağrı yaratırken büyük oranda kötü niyetli sayılıyor. Bu yanlış anlaşılma tabiki de Hollywood, film endüstrisine reyting kazandırmak uğruna çabalayan bileşenlerden ve Yapay Zeka’yı hayal kırıklığına uğratmayı seven içerik konseptinin pazarlayıcılarından geliyor. Yapay Zeka’dan bizi işimizden edecek, dostlarımızı ve ailelerimizi değiştirecek ve sonunda tüm insanlığı ortadan kaldıracak robotlar olarak bahsetmek, haksızlık değil mi ?

Yapay Zeka’nın olumsuz veya kötü niyetli olduğunu düşünmek değilde; stresli iş hayatını ve yaşam alanlarını daha iyi daha çekilebilir yapabilecek güçte bir yenilik olduğunu gösteren uygulama alanları da azımsanmayacak derecede fazla değil mi ? Yapay Zeka’nın bilim kurgu konseptinden ziyade hayatımıza katacağı pozitif değerlerden bir kaçına değineceğiz.

İK’da Yapay Zeka

İnsan kaynaklarının ilgilendiği başlıkları sıralarsak, işe alım, eğitim, ücret, yan haklar gibi bir dizi sorumlulukları kapsadığını herkes bilir.

Zorlu ve stresli olabilecek çalışanların işe alınması, özellikle İnsan Kaynakları’nın yapay zekadan faydalanabileceği bir alandır. Tek bir işe alım ihtiyacı için binlerce başvuru gelmesi, insan kaynakları personelinin başvuru sahiplerininin, özgeçmişlerinin ötesindeki potansiyellerini görmek için ayrıntılı inceleme aşamasında fazlasıyla zorlanır. Ancak Yapay Zeka, bu süreci optimize ederek insan kaynakları departmanına ciddi derecede zaman kazandır. Bu kazanım hem personelin iş yükünü azaltır hemde şirketin doğru personeli seçmesi noktasında hayati bir çözüm sunar.

Zaman Yönetiminde Yapay Zeka

Zamanlama, bir şirketin başarısının arkasındaki en önemli faktörlerden biridir. Hatta, başarısızlık ve başarı arasındaki farkın yüzde 42′sini zamanlama oluşturur. Bu nedenle, birçok şirketin Yapay Zeka’yı zaman yönetimi içine entegre etmesinin, verilere dayanan doğru tahminler yapma şanslarını artırabilmesinin yoludur. Bu sebeple Yapay Zeka, organizasyonlara en iyi zamanlama tahminlerini yapmada, kaynaklarını en çok ihtiyaç duyduklarında maksimize etmelerine ve zaman artıklarını en aza indirmeye yardımcı olabilir. Bu kritik alanda Yapay Zeka’nın eksiksiz bir şekilde uygulanması, şirketlerin zaman yönetimi üzerinde büyük bir olumlu etki yaratacaktır.

Müşteri Hizmetlerinde Yapay Zeka

Bir işletmenin itibarı, müşteri hizmetleri itibarıyla oluşturulabilir veya zarar görebilir. Müşteri hizmetini bir işletmenin bu kadar önemli bir parçası yapan şey budur. Bununla birlikte, çok sayıda çağrı, şikayet ve soruşturmayla günlük olarak uğraşmak zaman alıcı ve külfetli olabilir.
Bugün, işinizde artık geleneksel yöntemler kullanmak zorunda olmayabilirsiniz; bunun yerine Yapay Zeka’nın sağladığı verimlilik artışı bu yükü ve stresinizi ortadan kaldırabilir. Gelişmiş müşteri hizmetleri performansı için en basit tipik örnek, chatbot’tur. Teknoloji, çok sayıda müşteriyle anlamlı görüşmeler yapmayı mümkün kıldığı için bir chatbot’la , müşterilerinizi kolayca yönetebilirsiniz.

Portföy Yönetiminde Yapay Zeka

Portföy yönetimi, girişimciliği doğrudan etkileyen başka bir uygulama alanıdır. Yatırım yönetiminde bir paydaş iseniz, bu tür AI başvurularını sağlam mali tavsiyelerde bulunmak için robo-danışman olarak güvenebilirsiniz. Bu uygulamalar, küçük bir insan girişi ile portföy yönetimine yardımcı olabilir ve genellikle komisyon masrafları insanlara oranla çok daha azdır. Bu uygulamalar, yatırımcı tarafından belirlenen hedeflere uygun bir finansal portföy oluşturmak üzere tasarlanmış algoritmaları kullanarak çalışır. Ayrıca, müşterinin doğru portföy karışımı için tasarımının bir parçası olarak risk toleransını göz önünde bulundurur.

Son Olarak

Yapay Zeka’dan korkmak yerine ondan bir canavarmış gibi bahsetmek yerine endişeleri gideren adımlar atıp hayatımıza pozitif etki yaratan alanlarda doğru şekilde kullanmayı başarırsak, tüm insanlık için çok daha rahat ve zahmetsiz bir geleceğin uzakta olmadığını söyleyebiliriz.

Teknolojinin günümüze kadar olan tarihi gelişiminde şüphesiz kadınların rolü büyüktür. Fakat bunun yanısıra teknoloji sektöründe kadınların rolü hakkında ciddi tartışmalar da ön plana çıkmakta. Bazı kesimler teknolojinin gelişiminde kadın rolünü az olarak görürken bazı çevreler kadınların teknolojinin gelişiminde büyük katkısı olduğunu düşünüyor. Bu yazıyı kaleme almamızda iş hayatına dair cinsiyetçi yaklaşımlardan sıyrılmamız gerektiğini ve kadınların teknoloji sektöründe en az erkekler kadar hayati sıçramalara ve gelişmelere öncülük ettiğini göstermek amacıyla kaleme aldık. Bu yazımızda teknoloji sektöründe ön planda olan kadınlara değineceğiz fakat bilmenizi isteriz ki teknoloji ve diğer sektörlerde en az erkekler kadar başarılı kadınlar çok fazla…

 

Ada Lovelace

Charles Babbage’ın tasarladığı analitik makine üzerine yazılmış bir makaleyi fransızcadan ingilizceye çevirip kendisine göndermesi üzerine aralarında başlayan iletişim sürecinde makinenin belli ve sonlu sayıda adımdan oluşan bir plan kullanarak bernoulli sayılarını nasıl hesaplayabileceğini tarif ederek somut bir makineye uygulanabilecek ilk bilgisayar programının yaratıcısıdır.

 

Jean Bartik

Jean Jennings Bartik (27 Aralık 1924 – 23 Mart 2011), ENIAC bilgisayarı için çalışan ana yazılımcılardan biriydi. Okulda matematik eğitimi aldıktan sonra Pennsylvania Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. İlkin manuel olarak balistik yörüngeleri hesaplarken daha sonra bunu ENIAC’ı ile yaptı. Bartik ve meslektaşları ENIAC üzerinde çalışırken programlamanın temellerini geliştirdi ve kodladılar.

 

Grace Hopper

Amerikalı bilgisayar bilimcisi ve ABD donanmasında rütbeli askerdir. Harvard Mark I bilgisayarının ilk programcılarından biri olan Hopper, bilgisayar programlama dilleri için ilk derleyiciyi geliştirdi. İlk modern programlama dillerinden biri olan COBOL’un da geliştiricilerindendi.[2] Bilgisayar dilinde “debugging” diye bilinen programı hatalardan temizleme konseptinin de ilk kullanıcılarındandı.1949 yılında Eckert-Mauchly bilgisayar şirketinde matematikçi olarak dünyanın ilk ticari bilgisayarı olan UNIVAC I geliştiren takımda çalışmaya başladı. Çalıştığı şirket 1950′lerin başında Remington Rand şirketi tarafından satın alındı ve bu yıllarda bir program derleyicisi üzerinde çalışıyordu. Derleyicinin adı A derleyicisi idi ve ilk versiyonu A-0 programlama diliydi. 1954 yılında şirketin otomatik programlama başkanlığına getirildi ve ekibiyle birlikte ilk derleyici tabanlı programlama dilleri olan ARITH-MATIC, MATH-MATIC ve FLOW-MATIC’i geliştirdi.
1959 sonbaharında CODASYL adıyla bilinen konferansta ülkenin bilgisayar uzmanları bir araya geldi. Konferans komitesine teknik danışman olarak katıldı. Burada COBOL’u geliştirme yönünde ilk adımlar atıldı. Programlama dillerinin makine dilindense İngilizce’ye daha yakın olması gerektiği fikrini savundu.
1967-1977 yılları arasında Amerikan Donanmasında programlama dilleri grubunun başkanlığını da yaptı. 1973 yılında yüzbaşılığa terfi etti. Deniz Kuvvetleri için COBOL’a yan uygulamalar ve derleyici geliştirdi.

 

Anita Borg

Borg, küçük bir sigorta şirketi için çalıştığı sırada program yapmayı öğretti. Birkaç yıl çalıştıktan sonra 1981′de New York Üniversitesi’nden bilgisayar bilimleri alanında doktora derecesi aldı.

Borg, UNIX tabanlı işletim sistemlerinde çalışmak için vakit harcıyordu. Yüksek hızlı bellek sistemlerini analiz etme ve tasarlama tekniğine ilişkin bir patent aldı ve daha sonra sanal toplulukları desteklemek için e-posta ve web tabanlı bir sistem oluşturarak e-posta (Bildiğiniz gibi) adlı az bilinen bir teknolojide çalıştı. . Sonunda Xerox PARC’ın Baş Teknoloji Görevlisi oldu.

 

Julia Liuson

C # veya VB.NET geliştiricisiyseniz, verimliliğinizden biraz daha Julia Liuson’a borçlusunuzdur. 1992′de doğrudan üniversiteden Microsoft’a katıldı ve Access’e başladı ancak bu onun yaptığı en büyük katkı değildi.

Windows uygulama geliştiricileri için Visual Studio, şu anda mevcut olan en iyi Entegre Geliştirme Ortamları (IDE) biridir ve yalnızca daha iyi hale gelmektedir.

Visual Studio 1997′de ilk Visual C ++, Visual Basic ve Visual FoxPro desteği ile başlatıldı. Zamanla, .NET çerçevesi C # ve birkaç başka dil ile birlikte eklendi. Visual Studio artık birçok dili destekliyor. Check out bu yazıyı Visual Studio ilginç bir geçmişi için.

Liuson, Visual Studio projesi için orijinal geliştiricilerden biriydi ve o günden beri üzerinde çalışıyor. Şimdi tüm gemiyi, Visual Studio ve .NET Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak üstlenecek.

 

Marissa Mayer

17 Temmuz 2012′den itibaren Yahoo!’nun CEO’sudur. Daha öncesinde uzun süre Google’ın sözcüsü ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı.
Mayer, Google’da çalıştığı dönemde aralarında Google Search, Gmail, Google News ve Google Images’ın da bulunduğu birçok ürün çalışmalarının başında bulundu. Ekim 2010′da yerel hizmetler başkan yardımcılığı görevlerine getirildi.[2] Nisan 2012′de ise dünyanın en büyük perakende mağazalar zinciri Wal-Mart’ın 16 kişilik yönetim kurulu üyeliğine seçildi.

 

Jessica McKellar

Python geliştiricisi ya da açık kaynak kodlayıcıya katkıda bulunan biriyseniz , bilmeniz gereken bir isim.
McKellar, 2011 yılında Oracle tarafından satın alınmış olan Ksplice’de çalışan bir mühendis ve üst düzey yöneticiydi . 2012′de McKellar , bir sohbet yazılım şirketi olan Zulip’i kurdu ve 2014 yılında şirket Dropbox tarafından satın alındı . Ayrıca Linux çekirdeğine de katkıda bulunmuştur ve şuan Linux Device Drivers, 4. Edition adlı bir kitap yazıyor.

Heyecanlı bir bekleyiş ve bitmek bilmeyen dedikodu ve spekülasyonların ardından 5 Haziran akşamında WWDC17 etkinliği sırasında duyurulan iOS 11 20 eylül günü Türkiye saati ile 20:00’da yayınlandı. Özellikle iPhone 8, iPhone 8 Plus ve iPhone X (Ten) modellerine tam uyumlu halde olan iOS sürümünün iPhone 5s’e kadar olan bütün cihazlara yüklenebileceği konuşuluyor.
Peki, iOS 11 içerisinde hangi yeni özellikleri barındırıyor ve bize neler sunuyor. İşte iOS 11 için 25 yeni özellik.
(Jailbreak’çilerin sevinç çığlıklarını duyar gibiyiz)

iPad için: Birden fazla uygulamayı sürükleme

Artık birden fazla uygulamayı seçebilip, işlem yapabileceğiz. Normalde uygulamaları çoklu seçim ile sürükleyemiyor olsak da iOS 11 bu eksikliğe iPad üzerinde son veriyor.

Siri ile yazışma

Hem iOS hem de macOS için sunduğu akıllı asistan Siri artık sadece ses komutları üzerinden çalışmayacak. Ayarlar bölümündeki Siri menüsü üzerinden yazışma ile komut sistemini aktif edebilirsiniz.

Özelleştirilebilir Denetim Merkezi

Denetim Merkezi, iOS 11 ile tamamen değişiyor. Hem arayüz anlamında hem de erişilebilirlik anlamında bizi büyük yenilikler karşılıyor. Artık Ayarlar + Denetim Merkezi menüsü üzerinden burada bulunan simgeleri düzenleyebilir, ekleme yapabilirsiniz.

Ana ekranda video kaydı

Denetim Merkezi’ne ekran için kayıt özelliği ekleyebilir ve böylece bulunduğunuz ekranın video kaydınıkolayca alabilirsiniz. Video kaydına başladığınızda, ekranın üzerinde mavi bir bildirim çubuğu kaydınızı tutuyor.

Tek elle kullanılabilen klavye

iPhone modelleri boyut olarak ve ekran olarak genişledikçe, iOS klavyesini kullanmak da gerçekten zorlaştı. iPhone 5 zamanında kolayca tek elle klavye kullanılabilirken, iPhone 6 ve sonrasında bunu yapmak zorlaştı. Şimdiyse iOS 11 tek elle kullanılabilen klavye imkanı sunuyor.

Kilit ekranında bildirim sınıflandırılması

Artık kilit ekranında da tüm bildirimlere kolayca ulaşabileceksiniz. Sınıflandırma sayesinde ekranı sola kaydırarak bildirimlerinizi kilit ekranı üzerinde görebileceksiniz.

iPad klavyesi için yeni fonksiyonlar

iPad Pro kullanırken herhangi bir karakterin üzerinde gelip, aşağı kaydırma hareketi yaptığınızda o karaktere bağlı alternatif karakterler görüntülenebiliyor.

Kullanılmayan uygulamalar

Yeni eklenen özellik sayesinde kullanmadığınız uygulamalar, iPhone’un saklama alanı küçüldüğünde otomatik olarak siliniyor.

Koyulaştırılmış font desteği

Minik ama etkili bir tasarım değişikliği de genel fontlar üzerinde geliyor. Artık özellikle başlıklarda koyulaştırılmış format kullanılıyor.

Siri ve Arama Ayarları birleştirildi

Ayarlar menüsünde Siri & Arama Ayarları bölümü açıldı. Böylece Siri ve Arama Ayarları bir araya getirildi.

Hesap ve Parola ekranı

Ayrıca Hesaplar & Parolalar adında yeni bir kategori de açıldı. Burada yapacağınız doğrulamanın ardından iCould ve E-posta hesaplarının şifrelerine kolayca ulaşabilirsiniz

Prevent Cross-Site Tracking

Safari için hem iOS 11 hem de macOS High Sierra için yepyeni bir özellik geldi. Bu özelliği aktif ederek üçüncü parti tracker’lardan kolayca kurtulabilir ve güvenli bir internet deneyimi yaşayabilirsiniz

Acil Arama

Emergency SOS özelliği iOS 11 için önemli yeni bölümlerden biri. Bu seçeneği aktif ettiğinizde, eğer uyutma/uyandırma tuşuna 5 kez hızlı hızlı basarsanız acil servise bağlanılıyor ve ilgili birimlere lokasyonunuz veriliyor.
(Denemek için binlerce insanın bunu istismar edebileceğinden eminiz.)

Kamera için QR tarayıcı

iOS 11 ile birlikte artık kamera QR kodları otomatik olarak tarayabiliyor. İlgili uygulamaları açmadan sadece kamera yazılımları üzerinden QR kod okutabiliyorsunuz.

Üçüncü parti uygulamalar için şifreleme sistemi

iOS 11 ile birlikte üçüncü parti uygulamalar için otomatik doldurma seçeneği de geliyor. Böylece şifrelerinizi unutma derdinden de kurtuluyorsunuz.

AirPods ayarları

Artık AirPods kulaklığınızı gönlünüzce özelleştirebilirsiniz. Oynatma/Durdurma hareketini ister sağ isterseniz de sol kulağa alabilirsiniz.

iClould Fotoğraf Arşivi için düzenleme

iOS 11 kullanıcılara iClould Arşivi üzerinde daha çok kontrol imkanı sağlıyor. Buna en güzel örnek ise, senkronizasyon sırasında durdurup, yeniden işleme devam edebilmek olarak göze çarpıyor.

Otomatik Kurulum

iOS 11, yeni bir iPhone’a geçtiğiniz zaman kurulum işlemini çok daha kolay hale getiriyor. Eski iPhone’unuzu yenisine yakın tuttuğunuz zaman, Otomatik Kurulum sayesinde, şifreleriniz, kişisel verileriniz ve dahası kolayca yeni iPhone’a geçiyor.

iPad için: Uygulama ikonları aktiviteleri

Uygulamaların kullanımında verimliliği arttıran yeni bir özellik de iOS 11 ile aktif oluyor. Artık farklı dosyalar ile çalışan uygulamaların ikonlarına basılı tuttuğunuzda (Pages, Keynote vb.) yeni bir pencerede önceden çalışıp, kayıt aldığınız dosyalar listeleniyor.

iCould Drive değişiklikleri

iOS 11 ile birlikte iCloud Drive uygulaması tamamen ortadan kalkıyor. Onun yerine ise Files uygulaması geçiyor. Hem yerel hem de bulut hizmetler bazında Files şimdiden çok daha iyi çıkartacak gibi görünüyor. Ayrıca Dropbox benzeri üçüncü parti hizmetleri de
burada kullanabiliyorsunuz.

iClould için aile paylaşımı

Eğer 200 GB ve üstü iCloud Saklama Alanı planı aldıysanız, bu alanı bölerek aile üyeleri arasında paylaştırabiliyorsunuz.

Facetime için Canlı Fotoğraf özelliği

Facetime kullanıcıları artık görüşme sırasında akış yakalayabilecekler. Ayrıca bu akış kolayca Fotoğraflar uygulamasına aktarılacak.
(Zeki Müren’de bizi görecek mi?)

Hesap Makinesi değişimleri

Hesap Makinesi arayüzü ve ikonu tamamen değişti. Arayüz kısmında artık dairesel butonlara sahibiz.

Karanlık Mod

Ayarlar menüsü ve telefon uygulaması gibi iOS’un sistem uygulamaları, karanlık mod ile oldukça güzel görünüyor. Ancak ana ekran tam karanlık mod özellliği göstermiyor. Bu da Apple’ın bu özellik üzerinde hâlâ çalıştığını gösteriyor.
Akıllı Dönüştürme özelliği ile kullanılan karanlık mod eğer gizli bir özellik olarak kalmayacaksa iOS 11 final sürümüne kadar geliştirilecektir Bu modun OLED ekranlı olması beklenen yeni iPhone’da harika görüneceğini düşünüyoruz.